24 Ekim 2007 Çarşamba

SERES 2007







IV. Uluslararası Katılımlı Seramik, Cam, Emaye, Sır ve Boya Semineri SERES 2007, 26-28 Kasım tarihleri arasında Eskişehir Anadolu Üniversitesi, Yunus Emre Kampüsü, Kongre Merkezi salonlarında gerçekleştirilecek. SERES 2007, geniş kapsamlı konu başlıklarıyla; seramik, cam, emaye, sır ve boya alanlarında çalışan akademisyenleri, sanatçıları, tasarımcıları ve ilgili sektör çalışanlarını bir araya getirerek, bilgi birikiminin, tecrübelerin paylaşılmasını ve işbirliği olanaklarının belirlenmesini amaçlıyor.

SERES 2007’nin konu başlıkları; Seramik sektöründe sır ve boya, Seramik, cam, sır, emaye ve boya hammaddeleri, Seramik, cam, sır ve boyalarda atıkların değerlendirilmesi, Seramik, sır ve boya üretim süreçleri, Arkeolojide seramik, cam, sır, boya, koro plastik, Dekor ve dekorlama, Mimaride seramik ve cam, Tasarım, Arkeometri, Kalite kontrol, Çevresel etkiler gibi başlıklardan oluşuyor. Ayrıca seminer kapsamında SERES 2007 ‘Frig Esintileri’ konulu, jürili seramik sergisi de düzenlenecek. Sergi 10 Aralık tarihine kadar sürecek.

Yürütme Kurulu, Bilim Kurulu ve Düzenleme Kurulu’ndan oluşan SERES 2007’nin makale teslim tarihi 1 Haziran, basıma hazır makale teslimi ise 31 Ağustos. Seramik sergisi için ise orijinal eserin teslimi 21-22 Kasım.

LINK
http://www.seres2007.anadolu.edu.tr/new/index.html

2 Ekim 2007 Salı

Kısadan Hisse - T -

Yolda karşılaştığımızda ezan okunuyordu.

- Gel seni camiye götüreyim.Bugün cuma biliyorsun.. dedim

- Sen de benim camiye gitmediğimi biliyorsaun.. dedi

- Biliyorum ama sebebini gerçekten merak ediyorum

- Ne bileyim, olmuyor işte. Hem pantolonumun ütüsü bozulup dizleri çıkar diye endişe ediyorum..dedi

- Gayri ihtiyari gülmeye başladım.

- Herhalde şaka yapıyorsun.Bunun için cami terk edilir mi ? .. dedim

- Ciddi söylüyorum.Giyimime ve özellikle yeşile düşkün olduğumu bilirsin... dedi

- Gerçekten de öyleydi.Giydiği birbirinden güzel elbiseleri; mutlaka yeşilin bir başka tınundan seçer ve herzaman ütülü tutardı..

- Peki.. dedim . Hayatında hiç camiye gitmedin mi ?

- Çocukken dedemle birkaç kere gitmiştim.Hem o yaşlarda dizlerim aşınacak diye herhalde endişe etmiyordum.Fakat artık camiye gidebileceğimi zannetmiyorum..

Söyledikleri beni son derece şaşırtmış ve bu konuyu açtığıma pişman etmişti.Daha sonra tokalaşıp ayrıldık.Onunla konuşmamızdan iki ay sonra; kendisinin camide olduğunu söylediler.Bahçedeki namaz safının en önünde duruyordu ve yine yeşiller vardı üzerinde.Yavaşça yanına yaklaştım ve Kısık sesle :

Hani gelmeyecektin ? ..dedim

Hiç ses çıkartmadı.Çünkü musalla taşının üzerinde , yeşil örtülü bir tabut içinde yatıyordu..,

A.Ş.K Nedir ?!.,

Çağımızın ve belkide göremeyeceğimiz çağın dertlerinden ( ! ) biri..,

Çoğu zaman tanımlandırmaya çalışıpta pek tutarlı betimleyemediğimiz belkide tanımlayamayacağımız, tanımlama girişiminde bulunsakta akan zamanla ve daha değişik bulguların yardımıyla tanımlamalarımızı çeşitlendireceğimiz his karmaşası..

Hepimiz ya da birçoğumuz Gülümseyen bu his karmaşasının içinde yerimizi almışızdır..Anlatılacak o kadar çok şey varken ben sadece kendi tanımımla sizin de aşk hakkınızdaki fikrinizi almak istiyorum...Bakalım sizler neler söyleyeceksiniz....

Aşk Bir Sudur İç İç Kudur ile Klişeleşerek, “Aşk; Karşındakini Bulunmaz Hint Kumaşı Sanmanla Hıyarın Teki Olduğunu Anlaman Arasında Geçen Zamandır ” İle Güncelleşip Tanımlandırılan ve Geçen Zamanla Birlikte Tanımlandırılmaya Devam Edilecek Olan,Aynı Yemeğin Zamanla Isıtılıp Isıtılıp Değişik Tatlarda ve Farklı Kişilerin Ellerinden Yenilmesi,TATMA SANATI ‘ dır AŞK..,

20 Eylül 2007 Perşembe

Çirkin Bir Kız Kamera Açarsa ? ! ..,

Ben okurken çok eğlendim ve güldüm...Mükemmel bir yazı hazırlanmış, eminim siz de çok gülüceksiniz..:):):):):)::):):):):)::)...,

Kız : nasıl görünüyorum ?
erkek : önemli değil , herzaman yanımda poşet bulundururum

-----

Kız : kamera çok bulanık değil mi?
erkek : no problem , abazaya cine5 bile şifresiz görünür
Kız : nasıl yaniuuu ?
erkek : yok bişi sen devam et

-----

Kız : nasıl görünüyorum ?
erkek : istersen camsız devam edelim , hatta en iyisi sen beni listenden sil !

-----

Kız : nasıl görünüyorum ?
erkek : waw mükemmelsin !
Kız : tşk ederim
erkek : şaka kız şaka , evrimini tamamla sonra görüşelim senle

-----

Kız : evet ne düşünüyorsun benim için ?
erkek : anne baba akraba mı senin ?

-----

Kız : nasıl görünüyorum ?
erkek : görmüyom , gözlerimi kapattım!

-----

Kız : bak kimseye cam açmam aslında
erkek : benim suçum neydi ?

-----

Kız : nasılım ?
erkek : Sana tel numaramı vermedim değil mi ?
Kız : hayır vermedin , neden ?
erkek : iyi !

-----

Kız : iyi görünüyor muyum ?
erkek : aaa maymun mu besliyon ? bu arada sen nerdesin camerada görünmüyon
Kız : hayvan !

-----

erkek : tamam kamera açılıyor.
Kız : aaa kamerayı neden kapattın ? aaa çevirimdışı olmuş !

-----

Kız : evet nasılım ?
erkek : valla senin görüntüyü kaydedip forumda yayınlamak için camını açtırmıştım ama senin bu görüntüyü yayınlamaya kalksam kesin banlarlar beni!

Alıntıdır:
http://vengeange23.bloggum.com/yazi/cirkin-bir-kiz-webcam-acarsa.html

12 Eylül 2007 Çarşamba

Hayırlı RAMAZAN' lar____

9 Eylül 2007 Pazar

Çılgın Tasarımlara Devam____


Tasarım herzaman ilgimi çekmiştir gerek tanımlandırdığımız ismi gerekse hayal ürününün somutlaştırılmış son hali...


Tasarımın çok geniş bir yelpazesi olan, ayak uydurmak veya kendisine yetişmek için zamanla birlikte kendimizi de formatlamamız gereken anlar bütünü olduğu düşünülürse hayata geçirilemeyecek hayal ürünü yoktur diyebilirim -gerekli olanaklar sağlandıklarında tabiki ..


Günlük yaşamımızda herzaman hayatımızda bulunan,kimilerimizin ceket cebinde iken kimilerinin arka ceplerinde yer alan,değişik renklerde ve amaçlarda kullanılabilen, EVET diyerek ölümsüzleştirdiğimiz en güzel anda bizi onaylayan,kopya çekerken terlerimizi silen, o çöp adamlarını adamakıllı bir şekle sokan kalem uçlarından daha neler yapılabileceğini düşündünüz mü?...Belki düşünen olmustur ama böylesini eminim hiç düşünmemiş ve görmemişinizdir....



31 Ağustos 2007 Cuma

Gül ve Diken___

Uzun uğraş ve çabalardan sonra nihayet Cumhurbaşkanımızı seçtiler.Kimileri havai fişeklerle kutladılarsa da birçoğu da protestolarını değişik şekillerde fark ettirmeye çalıştı at gözlüklülere.Benimkisi bir fark edilme yada fark yaratma adına yazılmaya çalışılan bir yazı değil de Cumhurbaşkanlık kavramını anlama kavgası.Ülkemiz müthiş bir tarihi geçmişe ve kişilere sahipken alternatif cumhurbaşkanı adayı gösterememiz çok büyük kayıp.Bir kişi çıkıyor ben adayım diyor ve alternatif bir aday yok - elbette herkesin bir adayı vardır ama neden biri ya da birileri çıkıp ben de adayım diyemiyor - .Bu kadar vahim bir durumda mıyız?.
Cumhurbaşkanlığı kavramı benim kafamda şöyle şekilleniyor çok kısaca: Herhangi bir siyasi geçmişe ve eğilime sahip olmayan, tarafsız,bu büyük sorumluluğun altından kalkabilecek, cumhuriyetin ve demokratik devletin gereklerine uyup daha ileriye taşıyabilecek önemli bir şahsiliktir.
Şimdi oluşturulan tabloya bakıyorum.siyasi geçmişi belli olan bir şahıs aday oluyor.ilk oylamadan gerekli oyu alamıyorsun ikinci cabası ve nihayetinde sonuncusunda zorla cumhurbaskanlıgı köşküne çıkıyorsun..vah vahh...ite kaka cumhurbaşkanlığı..
Bunların yanında cumhurbaşkanlıgında daha ilk dakikalarda ilkleri yasıyorsun.köşkte başörtülü bir bayanın eşi var ve askerler yeni cumhurbaskanının yemin töreninde yok...- başörtüsünü tekrar gereksiz tartışmaları gündeme getirmek için değil ilk olduğu için yazıyorum, sorun o değil..,-
vah ülkem vahh...ne günlerdeymişiz nereye gitmişiz...
laik ve demokratik olduğu söylenen ülkemde bu tabloyla karşılaşmak çok üzdü beni..sayın gül ne kadar adil ve demokratik olabilir ki herkesi kucaklayabilsin, kucakladı ne kadar samimi olabilir veya inandırıcı...,hep bu şüphelere bir yenilerinin eklenmeleriyle bizi bekleyen 7 yıla girmiş bulunmaktayız..hayırlısı olsun demeçleri hiç hoşuma gitmese de bu 7 yılda umarım çok hayır duasına çıkmayız..,


27 Ağustos 2007 Pazartesi

__Cizgisiz Yazarlar Aranıyor___

Yeni bir oluşum için blog sayfamı diğer cizgisiz yazarlara da açmak istiyorum..

Şu ana kadar yorumlarını esirgemeyip beni sevindiren herkese teşekkürler - bu bir veda konuşması değil yine hep beraberiz-

Güncel veya serbest her konuda yazılarınızı yayınlayabilirsiniz..Değişik görüşteki birçok kişinin yazılarına tanık olarak ve ulaşım kitlemizi zenginleştirerek herşey için belki de herkes için daha yararlı bir oluşum yaratabiliriz görüşündeyim...

Yayınlanmasını istediğiniz yazılarınızı arifbayraktar10@hotmail.com mail adresime atabilir, ön bir incelemeden sonra yazılarınızı blogumuzda görebilirsiniz..

16 Ağustos 2007 Perşembe

_D.G.s__

Sürekli siliyorum yazdıklarımı nasıl duygular içinde olduğumun ötesinde biraz daha hafif olsun diyorum yazım veya bir isyanın başlangıcı olmasını..

D.G.S. hakkında sınav sonrasında soru ve yanıtlarıyla, dgs sınavıyla ilgili herhangi bir yazıya rastlayamadığımdan bahsediyordum.Herhangi bir yazıya veya bilgiye ulaştığımda bilgilendireceğimi de sözlerime eklemiştim sanırım.

Geçen salı açıklandı beklenen sınav.14-08-2007...Yani doğduğum günün evvelsi...

Sürekli aklımdaydı, arkadaşlarımla konuşma diyologlarımız kalıplaşmıştı artık: DGS hakkında varmı bir haber??

Şimdi var haberimiz ve haberim..Oldukça umutluydum halbuki sınavdan önce..Çok az kişiye söylemiştim sınavımın iyi geçtiğini ve umutlu olduğumu..

Sınav sonrası sorulan soruların klasik cevabıyla sürekli fena değildi, belli olmaz, işallah olur diyordum içimdeki aslında oldu duygularını bastırarak...

Beklemediğim bir sonuçla da son buldu..
Sanırım doğum günümün uğursuzluğu umutlarımın da önüne geçti...Fakat 15 inde yaşamış olduğum doğum günü diğer güzel hatıralarında arasında yerini adlı..
Genellikle durağan bir günü yaşayacak olan doğum günüm bu sene biraz daha hareketliydi..Biraz biraz toparlıyorum kendimi- tabiki bunda BACKSPACE tuşunun etkisi çok fazla...
Şimdi hayat yavaş yavaş değilde oldukça sert bir rüzgarla kendini göstermeye başladı.Şimdilik çalışma hayatının içindeyim belkide ilerde çalışacağım farklı bir sektörde...Cv hazırlama telaşı , refesans, seyahat engeliniz varmı?, en az 3 hafta içinde önden ve yandan çekilmiş fotoğraflarınız... gibi amacı belli olmayan ,anlaşılamayan taleplerle içi içe olucam büyük ihtimalle..
Ayrıca DGS mahdurlarına sevinçli mi nasıl desem bi haber verebilirim...Y.Ö.K Önlisans mezunlarına lisans tamamlama olanağını sağlamak için karar almış fakat daha yürürlüğe girmemiş aklınızda bulunsunn....

http://www.samanyoluhaber.com/sondakika-63800.html

http://vatan.wordpress.com/2007/08/07/yokten-teknik-egitim-fakulteleri-ve-meslek-yuksek-okullari-hakkinda-yeni-kararlar/#comment-4056

Adreslerinden gerekli bilgilere ulaşabilirsiniz...

12 Ağustos 2007 Pazar

Uzayda Tatil

Zaman oldukça hızla ilerlerken, yeni arayış ve alternatifler daha çok ilgimiz çekeceğe benziyor..Bu alternatiflerden en ilginç olabileceği ise Uzayda Tatil...

Galactik Suite sirketi 5 yıl içerisende turizmi uzaya taşıyabileceklerini ve bu zaman zarfında ilk uzay tatilcilerini ağırlayabileceklerini belirtiyorlar..

Şuanda otelin otelin planları üzerinde çalışıldığı ve 3 milyar dolarlık bir yatırım yapılacağı söyleniyor..Hatta şirketin araştırmasına göre 40 bin kişi uzaya gitmek ve bu otelde tatil yapmak istediklerini belirtmişler...

Bu tatilin maliyeti ise; 3 günlük tatil 4 milyon dolar....

Her oda dünya manzaralı
Günde 15 güneş doğacak
Duvarda emeklenebilecek
Havada duş alınabilecek
Her 80 dakikada bir dünyanın çevresinde dolaşılanabilecek
0' dan 18 bin kilometreye 10 dakikada çıkılacak
Tropik cennette 2 ay eğitim .....






Tarihi Tesadüf

 Mozaik..Mozaik…Mozaik…

Son sınıftayken yapmaya çalışmıştık sınıfça..Hocamız geçen dönem çalışmış olduğumuz kompozisyonları bu sefer Mozaik olarak yapmamızı istediğinde sınıfça bakışmıştık..

Küçük parçalardan bütün oluşturmak ya da bütünü atomuna ayırmak derken ve tam olarak ne olduğunu anlayana kadar final notumuzu almıştık…J J…Şimdi biraz biraz anladım ve meraklandım bu haberi görünce….

Mozaikler Kenti Şanlıurfa’ nın orta yerinde meşhur balıklı gölün yaklaşık birkaç yüz metre uzağında ,her gün yüzlerce inansın yürüdüğü Açıkhava fuar alanında Edessa Güzeli olarak adlandırılan genç figür mozaiği bulunmuş.

Mozaiklerin sarayın taban süslemelerine ait olduğu belirtiliyor.Küçük taşlardan yapılmış mozaiklerin içerisinde Amazonlara ait avlanma sahnelerine dahi rastlamak mümkün.

Şanlıurfa Arkeoloji Müzesi’nin Müdürü Arkeolog Nurten Aydemir, eşi benzeri olmayan mozaik süslemelerin paha biçilemeyeceğini belirtiyor.

8 Ağustos 2007 Çarşamba

2012 Olimpiyatları İçin

Arkadaşlar 2012 olimpiyatlarına İstanbul' un da aday gösterildiğini biliyormuydunuz..
Aslında ben de bilmiyordum..Duyarlı arkadaşımın maili ile öğrendim..
Peki ne yapabiliriz ?? sorusu aklınıza gelebilir ki geldi de galibaa :)..
Tek yapmamız gereken sadece çok kıymetli olan zamanımızın 1 dakikasını ayırıp birazdan vereceğim siteye girerek İstanbul' u vote etmeniz...
Lütfen bu konu da duyarlı olalım ve gereken sorumluluğu yerine getirelim...,

http://www.cnn.com/2004/SPORT/01/16/olympic.bids/

_En Büyük Düşmanımız Kim?_

Biraz uzun zaman oldu yazamayalı.Her heveslendiğimde bir aksilik çıkıyordu- işin aslı içimde yazma isteğinin olmaması ya..,-.

1-2 güne kadar hasta olmam kırmıştı herhalde yazma isteğimi.Biraz biraz iyileşiyorum galiba ki yazmaya çalışıyorum bıraktığım yerden.- Herhalde bu zamanda bu havada hasta olan ender kişilerdenim ya neyse..

Bir dostumun msn uzantısında gormüştüm yularıdaki başlığı.En büyük düşmanını kim? diye soruyordu kendine ve bu çıkmazda doğru analizi teşhis etmeye çalışırcasına...Benim yanıtım klasik verilebilecek ve herkesin ilk aklına gelen " kendimiz " yanıtı olmadı..Bence en byük düşmanımız " dostumuz " dur dedim, diyorum..

Bu başlık altında anket hazırlamayı düşünüyordum fakat sizlerin de bu konu da söyleyecek çok şey olduğunuzu düşünerek bu şekilde bir etkileşimde bulunmak istedim...Bakalım Sizce En Büyük Düşmanımız Kim?? veya En Büyük Düşmanınız Kim??..,

2 Ağustos 2007 Perşembe

Ne kadar sabırlıyız? Kaçımız ne kadar sabır gösterebilir yaşanacak sıkıntılara?..Çok sevdiğimizin hastalandığını,uzunca bir süre yataktan kalkamayacak olduğunu veya sizi algılamayıp tepkilerinze tepkisiz kaldığını- kalacağını- düşünürsek kaçımız, ne kadar zaman yanında oluruz?..Veya yakınımızın komada olduğunu ve bizim ne kadar onunla olabileceğimizi?..,

Anlatacağım olay ABD 'de yaşayan, 6 yıl önce bir kavgada başına aldığı darbeyle komaya giren kişiye ait-6 yıldır midesinden beslenen, çevresindeki olaylara tepki veremeyen adama vücudunun tamamı felçli adama-.

Beynine yerleştirilen elektrotlar sayesinde hayata kısmen de olsa dönmeyi başardı- doktorlar ve her insanda olan yaşama isteğiyle-.new Jersey'deki bilim adamları 6 ay boyunca hastanın beynine elektrotlar yerleştirirler ve farklı zamanlarda olumlu sonuç aldıklarında ailesinin de isteğiyle devamlı elektrotlar aktive edilerek hasta kısmen de olsa hayata döndürüldü.

Artık sorular sorulara 2-3 cümlelikte olsa cevap verebilir, kaşıkla beslendiğinde yemekleri çiğneyip yutabilir,kollarını yavaşça hareket ettirebilir duruma gelir..

6 yıl bekleyen azrail mi? Ailesi mi ? Mezar bekçileri mi? Doktorlar mı? hastanın kendisi mi? bu büyük sabırı gösteren?..,

1 Ağustos 2007 Çarşamba

_Yorum Yok _

Günlük gazetelerden birinde yine karşılaştım bu traji komik ya da siz de okuyunca çeşitli tanımlamalar yapabileceğiniz habere.Neler oluyor dedirtecek cinsten de öte birşey.Yorumlamadan - ki biraz ip ucu verdim traji komedya derken - aynen sizlere aktarıyorum...

' Kuşadası belediye meclisi üyesi CHP ' li Gürol Turhan 'ın,Kirazlı Köyü yolu üzerindeki çiftliğine gizlice girip 2 atını çalan 29 yaşındaki H.A.'nın,atlardan birine bir gün, diğerine üç gün boyunca tecavüz ettiği anlaşıldı.Çevredeki birçok ata tecavüz ettiği öğrenilen ve son tecavüzünde suçüstü yakalanan H.A çıkartıldığı mahkemece " Hayvanlara kötü davranmak " suçundan 200 ytl para cezasına çarptırıldı.Cezayı ödeyen H.A. serbest kaldı. '
( Alıntıdır: Vatan Gazetesi;syfa:4 )

"Yorumsuz"

30 Temmuz 2007 Pazartesi

_Stresinizi Test Edin _



Yukardaki resim sıradan resimlerin aksine bakanların stresini ölçebiliyormuş.ABD' de insanların ne kadar stresli olduğunu anlamak için kullanılıyormuş bu sıradan ama özelliğiyle sıradışı resim.Özellikle polis merkezlerinde suçluların bu resmi nasıl gördükleri sorgulanarak bilgi edinilmeğe çalışılıyormuş.

Resimdeki şekilleri ne kadar çok hareketli görürseniz o kadar streslisiniz demektir.Azılı suçlular resimdeki şekillerin çok hızlı hareket ettiklerini söylüyorlarmış aslında hareketsiz duran yukardaki resim için...Hani bende de çok fazla olmasada bir hareketlilik mevcut peki sizler nasıl görüceksiniz bu resimleri?..,

Sevimli Köpekler

Bir önceki yazımda Oscar adlı dostumuzun üstün maharetinden bahsetmiştim.Bu sefer de köpeklerin Akciğer ve Meme kanserini koklayarak teşhiş ettiklerden bahsedicem kısaca..

Dünkü günlük gazetenin birinde gördüm bu ufak köşeye sıkıştırılan yazıyı.ABD' li bilim adamları köpeklerin hastalardaki alkane maddesinin konusunu alarak kanser teşhisi koyduklarını belirtmişler.Kanser Tedavileri tıp Dergisi' nde bir araştırma yapılmış konuyla ilgili.Köpekler 83 sağlıklı kişiyle buluşturulup,bu kişilerden doku örnekleri alınmış ve köpeklere koklatılmış..

Köpeklerin, doku örneklerini koklayarak kanser oranlarının yüzde 99 ' unu doğru tahmin ederken, meme kanserinde ise hastaların nefeslerini koklayarak yüzde 88 gibi yüksek oranlı doğru teşhisler ortaya koymuşlar.

Bu yöntemin sağlık bütçesinin düşük olduğu ülkelerde kullanıldığı düşünülürse ve yaygınlaştırılabilirse, oldukça yüksek oranlı verimli sonuçlar elde etmek, insanları sağlığına kavuşturmak mümkün olabilir..,

29 Temmuz 2007 Pazar

Sevimli Kedi ( ! ) Oscar

Ahh şu hayvanlar alemi ve onlar hakkında bilmediğimiz nice sıradışı özellikleri...
Hemen hemen herkesin bir yakın dostu vardır hayvanlar aleminden: köpek, kedi, kuş, balık, kaplumbağa, yılan, hamster, kaplan, ayı ..... gibi..,Çoğu zaman şahit olmuşuzdur belki de yaptıkları kendilerinden beklenmeyen hareketlere...,

Şimdi size tanıtacağım dostumuzun ismi: " OSCAR "..Peki neden Oscar?.. Mutlaka izleyenleriniz olmuştur yakın zamanlarda televizyonlarda izledik kendisini ve esrarengiz özelliğini.Neydi Oscar' ı televizyon yıldızı yapan ve esrarengiz özellik??

ABD ' deki bir bakım evinde beslenen dostumuz, hastaların ne zaman ölebileceğini tahmin ediyormuş.Şöyleki: Hastanın yanına sokulup yatağına uzanıyor ve hasta ortalama 4 saat içinde hayatını kaybediyor.İlk zamanlarda dostumuzun bu esrarengiz özelliği fark edilmemiş veya rastlantı olduğu sanılmış fakat ilerleyen zamanlarda oradaki doktorlardan dahi hastaların durumunun tahmini konusunda daha başarılı olduğu kanısına varılmış..

Oscar' ın bu yeteneği hakkında kesin bir açıklama getirilemezken,şimdilik hastanın vücut sıcaklığı,kokusu ya da davranışlarını gözlemesinde üstün bir yeteneği olabileceği söylenebiliyor..,

28 Temmuz 2007 Cumartesi

İş İlanı_Fikir İnsanı Aranıyor_

Youth Republic "Youtube" İş İlanı-1: Fikir insanı arıyoruz!


Sıragelen iş ilanlarından oldukça farklı ve bir o kadar da yaratıcı bir iş ve işin başvurusu bekliyor sizleri.Gazete sayfalarındaki; üniversite mezunu,tercihen 4 yıllık, seyahat engeli bulunmayan,30 yaşını aşmamış,uzun boylu mavi gözlü,tercihen ikinci dil olarak italyanca bilen,her isteneni yapan,3 yıllık deneyime sahip... gibi klişe olan ilanların dışında bir ilan sizleri bekliyor.İş İlanının ayrıntıları için mutlaka 2. adresi kopyalayıp yapıştırın adres kutucuğunuza.....

http://www.youthrep.com/fikirinsani/

http://youtube.com/watch?v=I6BTn6_G7Ng



26 Temmuz 2007 Perşembe

İngiltere' de UFO Görülmüş..,

İngiltere'de UFO görüldü! foto kaynak:http://www.mio.uwosh.edu/~alatov95/bryce/ufo%20over%20water.jpg
İngiltere'de UFO görüldü! foto kaynak:http://www.mio.uwosh.edu/~alatov95/bryce/ufo%20over%20water.jpg

Uzun zamn olmuştu değil mi ufo görmeyeli.Halkımız yurdun çeşitli yerlerinde görmesinden sonra tekrara başlayacak sanırım UFO Nedir?Varmıdır? v.b. ardı arkası gelmeyen sorular zinciri.Sanırım bu sefer yurdumuzda değil de İngiltere' de yaşanacağa benziyor bu tartışma..

İngiltere semalarında olağan seferini yapan
Ray Bowye adlı pilot yaklaşık 1.6 km uzunluğunda bir ufo gördüğünü iddaa ediyor.İlk görüşte Boing 737 benzeten pilot biraz daha dikkat edince uçağın küçük görülmesi gerekirken 1.6 km uzunluğunda olduğunu belirtmiş:

Uçağın pilotu Ray Bowye: "Uçak UFO'ya yaklaştıkça dürbünle gözetledim, sarı ince uzun bir nesneydi, ortasında yeşil bir alan vardı. Havada asılı duruyor gibiydi; ilk başta yaklaşık 16-17 kilometre uzakta olduğunu tahmin ettim; ancak sonrasında uçağımızdan en az 65 km uzakta olduğuna karar verdim."


İngiltere' nin gündemi böyle şekillenirken İngiliz Savunma Bakanlığı UFO olaylarıyla ilgili gizli tutulan belgeleri kamuoyuna açıklayacakmış..Ayrıntılı bilgi :

http://www.gazeteport.com.tr/SEARCH_RESULTS/index.htm?ssUserText=ingiltere+de+ufo

http://www.gazeteport.com.tr/NEWS/GP_031292?WebsiteSearch=true